Sevda Erdan Kılıç, Cemil Tugay için suç duyurusunu açıkladı
CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, TBMM’de yaptığı basın toplantısında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğun…
Editör kontrollü AI desteği

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, 28 Ekim 2026’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Kılıç, başvurusunu Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesi kapsamında yaptığını belirtirken, açıklamasını kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen İzmir’deki taşınmaza ilişkin tartışma üzerine kurdu.
Kılıç’ın açıklaması, yerel ölçekte süren bir mülkiyet ve protokol tartışmasını TBMM gündemine taşıdı. Basın toplantısında, belediyenin alanın tamamını geri kazanma ihtimali bulunmasına rağmen imzalanan protokollerle yalnızca yüzde 30’a razı olunduğunu savundu ve bu nedenle suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.
SUÇ DUYURUSUNUN DAYANAĞI
Kılıç, başvurusunu Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesine dayandırdığını ifade etti. Açıklamasında, suçlamayı “görevi kötüye kullanma” olarak nitelendirdi ve başvuruyu Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığını söyledi.
Basın toplantısında kullandığı çerçeve, belediye yönetiminin taşınmaza ilişkin protokollerini eleştirmeye odaklandı. Kılıç, İzmir halkının haklarının protokollerle heba edildiğini ileri sürdü ve alanın tamamını geri kazanma imkânı varken yüzde 30’luk paya razı olunmasını eleştirdi.
BASMANE ÇUKURU TARTIŞMASI
Açıklamanın merkezinde, kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen İzmir’deki taşınmaz yer aldı. Kılıç, söz konusu alanın İzmir’in ortak değeri olduğunu vurgularken, tartışmayı belediye yönetiminin attığı adımlarla ilişkilendirdi.
Taşınmaza ilişkin ihalenin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından çıkarılması, açıklamanın arka planını oluşturdu. Kılıç, bu gelişmeyi hatırlatarak belediyenin alanın tamamını geri alma ihtimali bulunduğunu, buna karşın yapılan protokollerle sınırlı bir sonuca gidildiğini savundu.
CUMHURİYET VURGUSU
Kılıç, basın toplantısında Cumhuriyet’in 103’üncü kuruluş yıl dönümüne de değindi. Cumhuriyet’i “kimsesizlerin kimsesi” olarak tanımladı ve Cumhuriyet, demokrasi, adalet ve milletin egemenliğinden vazgeçmeyeceklerini söyledi.
Bu bölümde yaptığı vurgu, açıklamanın yalnızca bir suç duyurusu beyanı olmadığını, aynı zamanda siyasi bir mesaj taşıdığını da gösterdi. Kılıç, konuşmasını Cumhuriyet değerleriyle ilişkilendirerek tartışmayı hukuki boyutun yanında siyasal bir çerçeveye de yerleştirdi.
Açıklama, İzmir’deki taşınmazın geleceği ve belediye yönetiminin protokollerine ilişkin tartışmayı yeniden görünür kıldı. TBMM’de yapılan duyuru ile birlikte konu, yerel düzeydeki bir anlaşmazlık olmaktan çıkarak yargı başvurusu üzerinden Meclis gündemine taşınmış oldu.



