Arıkan'dan Mekke Anlaşması'na kritik sorular: Meclis'ten izin alınacak mı?
Yeni Yol Grubu toplantısında Mahmut Arıkan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Türkiye'ye getireceği askeri yükümlülükleri sorguladı. Ali Babacan ise 2027 bütçesindeki faiz giderlerine…

Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerçekleştirilen Yeni Yol Grubu toplantısında dış politika, ekonomi, kamu kaynaklarının kullanımı ve finans piyasalarındaki gelişmeler gündeme geldi.
Saadet Partisi Genel Başkanı ve Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan ile DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, hükümetin politikalarına ilişkin eleştirilerini dile getirdi.
Toplantıda özellikle Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kapsamı ile 2027 yılı bütçesinin öncelikleri öne çıktı.
Arıkan: Dayanışma yeni ayrışmalara yol açmamalı
Saadet Partisi Genel Başkanı ve Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, 16 maddelik Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM'ye sunulmasını değerlendirerek anlaşmanın Türkiye'ye getirebileceği askeri ve siyasi yükümlülüklerin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Arıkan, bir ülkenin güvenliğini sağlamaya yönelik düzenlemenin başka bir ülkeyle gerilime yol açmaması gerektiğini savundu.
Anlaşmanın ikinci maddesinde, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının bütün taraflara yapılmış sayılmasına ilişkin hükme dikkat çeken Arıkan, bu düzenlemenin Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikalarına etkisinin değerlendirilmesini istedi.
Asker gönderme kararını kim verecek?
Arıkan, anlaşmanın uygulanmasına ilişkin hükümler üzerinden hükümete bir dizi soru yöneltti.
Özellikle altıncı madde kapsamındaki askeri konuşlandırmalar için TBMM'den izin alınıp alınmayacağını soran Arıkan, 5 Ekim tarihli Riyad kararının hukuki dayanağının da açıklanmasını istedi.
Anlaşmada yer alan ortak faaliyetlerin hangi mekanizmalarla kararlaştırılacağını gündeme getiren Arıkan, yılda iki kez toplanması öngörülen komitenin kriz dönemlerinde nasıl karar vereceğinin netleştirilmesi gerektiğini belirtti.
Babacan: Bütçenin en büyük kalemi faiz
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise konuşmasında 2027 yılı bütçesini değerlendirdi.
Bütçede faiz giderlerinin yaklaşık 4 trilyon liraya ulaştığını belirten Babacan, kamu kaynaklarının kullanımında üretim ve istihdama yeterince öncelik verilmediğini savundu.
Babacan, bütçedeki faiz yüküne dikkat çekmek amacıyla en büyük bakanlığın adeta faiz bakanlığı olduğunu söyledi.
Ekonomide güvenin yeniden sağlanabilmesi için kamu maliyesinde öngörülebilirlik ve denetimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Arıkan'dan çiftçinin pancar fiyatına itiraz
Arıkan, tarım sektöründe artan maliyetleri de gündeme taşıdı.
Şeker pancarı alım fiyatının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını savunan Arıkan, mazot, gübre ve sulama giderlerindeki artışın üreticinin gelirini erittiğini belirtti.
Pancar alım fiyatının enflasyon dikkate alınarak yeniden düzenlenmesini isteyen Arıkan, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üreticilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Sel felaketinde şehirleşme eleştirisi
İstanbul'da yaşanan sel felaketine de değinen Arıkan, can kayıpları ve maddi zararların yalnızca yağış miktarıyla açıklanamayacağını savundu.
Dere yataklarındaki yapılaşmanın ve yoğun betonlaşmanın afetlerin etkisini artırdığını belirten Arıkan, şehir planlamasında risklerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Yerel yönetimlerdeki rüşvet iddialarının da araştırılmasını isteyen Arıkan, kamu kaynaklarının kullanımında siyasi ayrım yapılmadan hesap sorulması çağrısında bulundu.
Fon soruşturmasında denetim tartışması
Her iki liderin gündeminde finans piyasalarındaki soruşturma da vardı.
Arıkan, yatırımcıların zararlarının giderilmesine yönelik düzenleme teklifinin yeterli güvence sağlamadığını ileri sürdü.
Bir milyon liraya kadar öngörülen ara ödeme uygulamasının koşullarını eleştiren Arıkan, Sermaye Piyasası Kuruluna tanınacak yeni yetkilerin denetim sorunlarını tek başına çözemeyeceğini savundu.
Babacan da finans piyasalarında güvenin yeniden oluşturulabilmesi için ilgili kurumların yönetiminde değişiklik ve uzmanlardan oluşan etkin bir çalışma mekanizması kurulması gerektiğini belirtti.
COP31 hazırlıklarına tarım arazisi tepkisi
Arıkan, Antalya'da düzenlenmesi planlanan COP31 İklim Zirvesi hazırlıkları kapsamında Aksu'daki tarım arazisinin otopark amacıyla kullanılacağına ilişkin planları eleştirdi.
İklim değişikliğiyle mücadele edilirken tarım alanlarının korunması gerektiğini belirten Arıkan, zirve hazırlıklarının çevresel hedeflerle uyumlu yürütülmesi çağrısında bulundu.
Basın özgürlüğü mesajı
Konuşmasının sonunda gazetecilerin çalışma koşullarına da değinen Arıkan, basın özgürlüğünün demokratik toplum açısından önemini vurguladı.
24 Ekim'de basın meslek örgütleri tarafından yapılması planlanan ortak açıklamalara destek verdiğini belirtti.
Yeni Yol Grubu toplantısı, dış politika kararlarında Meclis denetimi, bütçede faiz yükü ve kamu yönetiminde hesap verebilirlik tartışmalarının öne çıktığı açıklamalarla tamamlandı.



