Dervişoğlu’ndan seçim tarihi çıkışı: “Meclis karar vermeden kim söz verdi?”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM grup toplantısında seçim takvimi, fon soruşturması ve dış politikaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet U…

ANKARA / MEHA – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 21 Ekim Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Konuşmasının önemli bölümünü seçim tartışmalarına ve ekonomi yönetimine ayıran Dervişoğlu, iktidarın dış politika tercihlerini de eleştirdi.
Seçim tarihi tartışmasında Meclis vurgusu
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un 2028 seçimlerinin mart veya nisan ayında yapılabileceğine yönelik değerlendirmesine karşı çıkan Dervişoğlu, seçimlerin yenilenmesi konusunda TBMM’nin henüz karar almadığını hatırlattı.
Dervişoğlu, Meclis’in yetkisinin Cumhurbaşkanlığı danışmanları tarafından kullanılamayacağını savunarak, “Bugünkü Meclis'in henüz vermediği kararın sonucunu bu zat hangi sıfatla ilan etmektedir?” sorusunu yöneltti.
İYİ Parti lideri, milletvekillerinin iradesine ilişkin tartışmaları gündeme taşıyarak, herhangi bir seçim kararı alınmadan takvim açıklanmasını eleştirdi.
Fon soruşturması için hesap verme çağrısı
Sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasına da değinen Dervişoğlu, yaşananların yalnızca bireysel işlemler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Soruşturma konusu işlemleri kamu gözetimindeki ciddi bir usulsüzlük olarak nitelendiren Dervişoğlu, denetim mekanizmalarının sorumluluğunun araştırılmasını istedi.
İstifaların ve görevden almaların yeterli olmayacağını savunan İYİ Parti lideri, kamu görevlilerinin olası ihmallerinin de ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.
Dervişoğlu, haksız kazançların iade edilmesine yönelik haberler üzerinden yürütülen tartışmalara da değinerek, para iadesinin hukuki sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaması gerektiğini vurguladı.
Fon soruşturmasında hesap verebilirliğin esas alınmasını isteyen Dervişoğlu, “Sadece kelle değil, hesap verilsin istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bahçeli’ye milliyetçilik yanıtı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir gün önce yaptığı açıklamalara da yanıt veren Dervişoğlu, milliyetçilik anlayışının herhangi bir siyasi partinin veya kişinin tekeline alınamayacağını söyledi.
Milliyetçilerin siyasi tartışmalarda hedef gösterilmesine karşı çıkan Dervişoğlu, “Milliyetçilik hiç kimsenin tekelinde değildir.” dedi.
İYİ Parti lideri, siyasi görüş ayrılıklarının milliyetçilik üzerinden bir dışlama gerekçesine dönüştürülmemesi gerektiğini savundu.
Ege ve Doğu Akdeniz için diplomasi çağrısı
Dış politika başlığında Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki tutumunu ve İsrail ile geliştirdiği savunma iş birliğini değerlendiren Dervişoğlu, Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin haklarının uluslararası hukuk ve diplomasi yoluyla korunması gerektiğini belirtti.
Girit, Güney Kıbrıs ve İsrail arasındaki denizaltı elektrik bağlantısı projesine de değinen Dervişoğlu, projenin Türkiye’nin kıta sahanlığına ilişkin iddiaları bakımından önem taşıdığını söyledi.
İktidarın Ege politikasında tutarlı olması gerektiğini savunan Dervişoğlu, Mavi Vatan yaklaşımının yalnızca siyasi söylemle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
Staj ve çıraklık mağdurlarına destek
Dervişoğlu, toplantıda staj ve çıraklık dönemlerinde sigorta kaydı oluşturulan vatandaşların emeklilik başlangıcına ilişkin taleplerini de gündeme getirdi.
Devlet tarafından verilen sigorta belgelerinin vatandaş açısından hukuki güvence oluşturması gerektiğini belirten İYİ Parti lideri, staj ve çıraklık başlangıçlarının sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini istedi.
Dervişoğlu, konunun yalnızca emeklilik hesabıyla değil, devletin vatandaşına verdiği sözün karşılığıyla da ilgili olduğunu ifade etti.
Gazze ve Orta Doğu politikalarına eleştiri
Konuşmasında Gazze'deki gelişmeleri ve Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikalarını da değerlendiren Dervişoğlu, iktidarın söylemleri ile diplomatik ve ticari uygulamaları arasında tutarsızlık bulunduğunu ileri sürdü.
Orta Doğu'da gündeme gelen savunma düzenlemelerinin Türkiye'nin ulusal çıkarları açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, Türk askerinin bölgesel çatışmalardaki olası rolüne ilişkin endişelerini dile getirdi.
Türkiye'nin Türk dünyası ülkeleriyle ilişkilerinde bu devletlerin egemenlik haklarına saygıyı esas alması gerektiğini de vurguladı.
“Cumhuriyet’in sahibi millettir”
Dervişoğlu, konuşmasının son bölümünde anayasal düzen ve devlet kurumlarının işleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Terörle mücadele ve siyasi çözüm tartışmalarında kurumların vereceği kararların önceden belirlenmiş siyasi takvimlere bağlanmaması gerektiğini savunan Dervişoğlu, TBMM'nin yetkilerinin korunmasını istedi.
İYİ Parti'nin anayasal düzen ve millî egemenlik konusundaki tutumunu sürdüreceğini belirten Dervişoğlu, konuşmasını birlik ve beraberlik çağrısıyla tamamladı.



