İl GenelAnkara

51 ilin karar masası: İl genel meclislerini kim yönetiyor?

Türkiye'nin 51 ilinde görev yapan il genel meclisleri, köy yatırımlarından milyarlarca liralık bütçelere kadar önemli kararlara imza atıyor. MEHA, 1.282 sandalyenin seçimlerdeki siyasi…

Güncelleme:

51 ilin karar masası: İl genel meclislerini kim yönetiyor?

ANKARA / MEHA – Türkiye'de 51 ilde faaliyet gösteren il genel meclisleri, köy yollarından içme suyuna, imar kararlarından kamu yatırımlarına kadar milyonlarca vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkileyen kararlar alıyor. Seçimle işbaşına gelen 1.282 üyeden oluşan bu yerel temsil sistemi, belediye meclislerinden farklı bir yapıyla çalışıyor. İl genel meclisleri karar organı olarak görev yaparken, aynı idarenin yürütme sorumluluğunu valiler üstleniyor.

Meclis Haber Ajansı'nın (MEHA) Yüksek Seçim Kurulu verileri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve il özel idarelerinin faaliyet raporları üzerinden gerçekleştirdiği inceleme, yerel yönetimlerin önemli ancak kamuoyunda yeterince tanınmayan bu yapısının siyasi, idari ve mali boyutlarını ortaya koydu.

51 ilde 1.282 sandalyenin siyasi dağılımı

Yüksek Seçim Kurulu'nun 31 Mart 2024 Mahallî İdareler Genel Seçimleri kesin sonuçlarına göre, il genel meclisi üyelikleri için 13 milyon 563 bin 800 kayıtlı seçmen bulunuyordu. Seçime katılım yüzde 80,09 olarak gerçekleşti.

Seçimlerde 1.282 il genel meclisi üyeliğinin 592'sini AK Parti, 300'ünü CHP, 207'sini MHP ve 132'sini DEM Parti kazandı.

Yeniden Refah Partisi 22, İYİ Parti 14, Büyük Birlik Partisi 11, DEVA Partisi ve Türkiye İşçi Partisi birer sandalye elde etti. İki bağımsız aday da il genel meclisi üyeliğine seçildi.

Oy oranları bakımından AK Parti yüzde 32,16 ile ilk sırada yer alırken, CHP yüzde 23,21, MHP yüzde 16,64 ve DEM Parti yüzde 7,89 oranında oy aldı.

Bu sonuçlar, il genel meclisi seçimlerinde ülke genelinde en fazla sandalyeyi AK Parti'nin kazandığını gösteriyor. Ancak partilerin elde ettikleri sandalye oranları ile oy oranları arasında farklılıklar bulunuyor.

Örneğin, AK Parti oyların yüzde 32,16'sını almasına karşılık sandalyelerin yüzde 46,18'ini kazandı.

Bu tablo, seçimlerin ilçe esasına dayanan temsil sistemi nedeniyle oyların ülke genelindeki toplamının sandalye sayılarına doğrudan yansımadığını gösteriyor.

2026'da siyasi dengeler değişmeye başladı

YSK'nın 2024 sonuçları, seçimlerin yapıldığı tarihteki siyasi dağılımı gösteriyor. Aradan geçen sürede bazı üyelerin parti değiştirmesiyle il genel meclislerinde yeni siyasi gruplar oluştu.

Bu değişimin örneklerinden biri Edirne'de yaşandı.

Edirne İl Genel Meclisi'nde CHP'den ayrılan 14 üyenin YENİ Parti'ye geçmesiyle 28 sandalyeli meclisin dağılımı değişti. Ağustos 2026'da bildirilen yeni tabloya göre YENİ Parti 14, CHP 7 ve AK Parti 7 üyeyle temsil edilmeye başladı.

Burdur'da da İl Genel Meclisi Başkanı Semih Çelikkaya ile beş meclis üyesinin Eylül 2026'da CHP'den ayrılarak YENİ Parti'ye katılması, meclisin siyasi yapısında değişikliğe yol açtı.

Dolayısıyla 2024 seçimlerinde elde edilen sandalye sayıları, 2026 yılı itibarıyla partilerin bütün il genel meclislerindeki güncel temsil gücünü tek başına ortaya koymuyor.

Bugünkü ulusal dağılımın kesin biçimde belirlenebilmesi için 51 il genel meclisinin güncel üye listelerinin ve parti aidiyetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

İl genel meclisleri hangi görevleri yürütüyor?

İl genel meclislerinin görev ve yetkileri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 10'uncu maddesinde düzenleniyor.

Meclisler, il özel idaresinin stratejik planını, yatırım ve çalışma programlarını, yıllık bütçesini ve kesin hesabını görüşerek karara bağlıyor.

Belediye sınırları dışındaki alanların imar planları, il özel idaresinin borçlanması, taşınmazların değerlendirilmesi ve bazı kamu yatırımlarına ilişkin kararlar da meclisin görev alanında bulunuyor.

Bu yetkiler, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların temel ihtiyaçları bakımından önem taşıyor.

Bir köyün içme suyu şebekesinin yenilenmesi, bağlantı yolunun asfaltlanması, kanalizasyon altyapısının geliştirilmesi veya kırsal yerleşimlerdeki imar ihtiyaçları, il özel idaresinin yatırım ve hizmet programlarında yer alabiliyor.

Ancak il genel meclisi bu hizmetleri doğrudan gerçekleştiren bir şantiye veya uygulama birimi değil. Meclis, yetki kapsamındaki yatırım önceliklerini ve bütçeyi kararlaştırıyor; hizmetler il özel idaresinin idari ve teknik birimleri tarafından yürütülüyor.

İl genel meclisi valiliğe mi bağlı?

İl genel meclislerinin hukuki yapısında en çok karıştırılan konulardan biri valilikle ilişkileri.

5302 sayılı Kanun'a göre il özel idaresi, idari ve mali özerkliğe sahip bir kamu tüzel kişiliğidir. İl genel meclisi ise bu idarenin seçimle oluşan karar organıdır.

Vali, il özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisi olarak görev yapıyor. Aynı zamanda il özel idaresi teşkilatının en üst amiri konumunda bulunuyor.

Bu nedenle il genel meclisini yalnızca valiliğin emrinde çalışan bir kurul olarak tanımlamak hukuken doğru değil.

Meclis, halk tarafından seçilen üyelerden oluşuyor ve kanunla belirlenmiş konularda karar alıyor. Vali ise bütçenin hazırlanması ve uygulanması, personelin yönetimi, hizmetlerin yürütülmesi ve meclis kararlarının uygulanmasından sorumludur.

İl özel idaresinin üçüncü organı olan il encümenine de vali başkanlık ediyor. Encümende genel sekreterin yanı sıra meclisin kendi üyeleri arasından seçtiği üç kişi ile valinin birim amirleri arasından belirlediği iki üye bulunuyor.

Böylece il özel idaresinde seçilmiş temsilciler ile atanmış kamu yöneticileri aynı kurumsal yapının farklı organlarında görev üstleniyor.

Meclis başkanını vali değil, üyeler seçiyor

İl genel meclisi başkanının belirlenmesinde valinin atama yetkisi bulunmuyor.

Kanuna göre yerel seçim sonuçlarının ilanını izleyen beşinci gün kendiliğinden toplanan il genel meclisi, ilk oturumunu en yaşlı üyenin başkanlığında gerçekleştiriyor.

Ardından üyeler kendi aralarından gizli oyla meclis başkanını, birinci ve ikinci başkan vekillerini ve kâtip üyeleri seçiyor.

Başkanlık Divanı ilk iki yıl için görev yapıyor. İki yılın sonunda yeniden seçilen başkanlık divanı ise sonraki mahallî idareler seçimlerine kadar görevini sürdürüyor.

Meclis başkanı toplantıları yönetiyor, görüşmelerin düzenini sağlıyor ve meclisin çalışmalarını yürütüyor.

Bu yönüyle il genel meclisi başkanlığı, valilik tarafından verilen idari bir görev değil, seçilmiş üyelerin oylarıyla kazanılan bir yerel temsil makamı niteliği taşıyor.

Vali meclis kararını değiştirebilir mi?

İl genel meclisinin aldığı kararların kesinleşmesi de kanunda belirlenmiş usullere bağlı.

Meclis kararlarının tam metni en geç beş gün içerisinde valiye gönderiliyor.

Vali, hukuka aykırı gördüğü kararları yedi gün içerisinde gerekçesini belirterek yeniden görüşülmek üzere meclise iade edebiliyor.

Yeniden görüşülmesi istenmeyen kararlar kesinleşiyor. Meclisin ısrarıyla kesinleşen kararlara karşı ise vali idari yargıya başvurabiliyor.

Bu sistem, valiye meclisin bütün kararlarını tek taraflı olarak değiştirme yetkisi vermiyor. Seçilmiş meclisin karar yetkisi korunurken, kararların hukuka uygunluğuna ilişkin denetim mekanizması işletiliyor.

Meclisler nasıl çalışıyor, kim denetliyor?

İl genel meclisleri, kendilerinin belirlediği bir aylık tatil dışında her ayın ilk haftasında toplanıyor.

Olağan bütçe görüşmeleri dışındaki toplantılar en fazla beş gün, bütçe toplantıları ise en fazla 20 gün sürebiliyor.

Meclislerde plan ve bütçe, imar ve bayındırlık, çevre ve sağlık ile eğitim, kültür ve sosyal hizmetler komisyonlarının kurulması zorunlu.

Üyeler ayrıca il özel idaresinin faaliyetleri hakkında soru sorabiliyor, genel görüşme yapılmasını isteyebiliyor ve faaliyet raporlarını değerlendirebiliyor.

Her yıl ocak ayında oluşturulan denetim komisyonu, il özel idaresinin önceki yılın gelir ve giderleri ile hesap ve işlemlerini inceliyor.

Meclis toplantılarının kural olarak halka açık olması ve kesinleşen karar özetlerinin duyurulması da vatandaşların yerel yönetim kararlarını takip edebilmesine imkân sağlıyor.

Hizmet verileriyle dikkat çeken iller

MEHA'nın 2025 yılına ilişkin yayımlanmış faaliyet verilerini incelemesinde Karabük, Kırklareli ve Afyonkarahisar farklı hizmet alanlarında somut sonuçların raporlandığı örnekler arasında yer aldı.

Karabük İl Özel İdaresi'nin 2025 yılı faaliyet raporuna göre il genelinde 353 kilometre bitümlü sıcak karışım asfalt serimi gerçekleştirildi.

Aynı dönemde il özel idaresinin kendi bütçesinden üç, KÖYDES kaynaklarından 11 olmak üzere 14 içme suyu projesinin hayata geçirildiği, üç atık su projesinin tamamlandığı açıklandı.

Karabük'te yıl içerisinde sağlanan bakanlık hibeleri ve ek kaynakların yol yatırımlarına önemli katkı sağladığı da faaliyet raporuna yansıdı.

Kırklareli İl Özel İdaresi'nin verilerine göre ise 2025 yılında 54,45 kilometre sathi asfalt kaplama ve 22 kilometre sıcak asfalt çalışması gerçekleştirildi.

İlde 120 köyde toplam 121 bin 525 metrekare kilit parke taşı uygulaması yapıldı. Ayrıca 940 kilometrelik köy yolu ağında greyderli bakım çalışması yürütüldü.

Afyonkarahisar İl Özel İdaresi'nin KÖYDES kayıtlarında 2025 yılı için 148 milyon 577 bin 464 liralık ödenek ve tamamlanan 164 proje yer aldı.

Bunların 148'i köy yolları, 15'i içme suyu ve biri kanalizasyon alanında gerçekleştirildi.

Söz konusu veriler, il özel idarelerinin yol, su ve altyapı yatırımlarında farklı büyüklüklerde işler yürüttüklerini gösteriyor.

Ancak yalnızca asfaltlanan yol uzunluğuna veya tamamlanan proje sayısına bakılarak iller arasında kesin bir başarı sıralaması yapmak mümkün değil.

İllerin sorumlu oldukları yol ağı, köy ve yerleşim sayısı, nüfusları, coğrafi koşulları, bütçeleri ve merkezi idareden aldıkları destekler farklılık gösteriyor.

Bu nedenle hizmet performansının değerlendirilmesinde yatırımın toplam maliyeti, hedeflenen ve gerçekleşen iş miktarı, hizmetten yararlanan nüfus ve çalışmaların niteliği birlikte ele alınmalı.

Ayrıca bu sonuçlar, yalnızca il genel meclisi üyelerinin değil, kararların uygulanmasından sorumlu valilik ve il özel idaresi teşkilatının ortak çalışma sürecinin ürünüdür.

30 büyükşehirde neden il genel meclisi yok?

Türkiye'deki 81 ilin tamamında il genel meclisi bulunmuyor.

6360 sayılı Kanun kapsamında büyükşehir statüsündeki illerde il özel idarelerinin tüzel kişilikleri kaldırıldı. Bu nedenle 30 büyükşehirde il genel meclisi bulunmuyor.

Büyükşehir statüsünde olmayan 51 ilde ise il özel idaresi ve il genel meclisi sistemi faaliyet göstermeye devam ediyor.

Bu ayrım, yerel yönetim kararlarının hangi kurum tarafından alındığının belirlenmesinde önem taşıyor.

Büyükşehirlerde ilgili hizmetler görev ve yetki alanlarına göre büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile diğer kamu kurumlarınca yürütülürken, büyükşehir olmayan illerde il özel idareleri kırsal altyapı ve çeşitli mahallî hizmetlerde önemli görevler üstleniyor.

MEHA analizi: Asıl ölçüt karar sayısı değil, kamu yararı

İl genel meclisleri, ülkenin yerel yönetim sistemi içerisinde seçimle oluşan ve kamu kaynaklarının kullanımında doğrudan söz sahibi olan karar organları arasında yer alıyor.

Buna rağmen faaliyetleri çoğu zaman yalnızca aylık toplantı gündemleri ve kabul edilen kararlar üzerinden kamuoyuna yansıyor.

Oysa bir meclisin ne kadar etkili çalıştığını ortaya koymak için toplantı veya karar sayısının ötesine geçilmesi gerekiyor.

Köylere ayrılan yatırım ödeneklerinin gerçekleşme oranı, içme suyuna erişimde sağlanan iyileşme, yol bakım maliyetleri, ertelenen projeler, bütçe sapmaları ve denetim komisyonlarının tespitleri daha anlamlı performans göstergeleri oluşturuyor.

Siyasi parti dağılımı da bu denetim mekanizmasının önemli bir unsuru. Meclisteki temsil oranları, ihtisas komisyonlarının oluşumunu ve yatırım kararlarına ilişkin oylamaları etkileyebiliyor.

2026 yılında bazı illerde yaşanan parti değişiklikleri, seçim döneminde oluşan siyasi dengelerin görev süresi içerisinde farklılaşabildiğini de gösterdi.

MEHA'nın değerlendirmesine göre il genel meclislerinin kamuoyunca daha yakından izlenmesi, yalnızca hangi partinin kaç sandalyeye sahip olduğunun değil, hangi kararın hangi kamu ihtiyacını karşıladığının da sorgulanmasını gerektiriyor.

Çünkü il genel meclislerinde alınan kararların gerçek karşılığı, toplantı salonlarından çok köylerde, yollarda, içme suyu tesislerinde ve vatandaşın günlük yaşamında ortaya çıkıyor.